|

All right look,
there's only one
return,
okay, and it ain't
"of the King,"
it's "of the Jedi."

Fires Of Eye.
|
June 18, 2007 - 10:45
Memlekette "upload" ne zorlu bi işmiş be kardeşim. O zaman tabi memleketçe karşı oluruz biz bu olaya. Şimdi ben en son kaçta yattım ya da kaçta kalktım bilmiyorum, önce onu bir açıklamak istiyorum nedense. Neyse ayakta olduğum süre içinde nette geçirdiğim vakit dev bir sıkıntı halini aldı ayrıca bu upload işi yüzünden. Ben ki paylaşalım, yardımlaşalım kardeşlerim modunda keli femıliyi aratmayacak bir kimseyim kaç kere cancela basacaktım allah bilir. Önce akşam 9 gibi koydum send it nokta kom diye bi yere. Adam 3. saatin sonunda %26da takılı kaldı. 12de dedim ben rapid e koyayım gene. Niye oradan vazgeçtiysem? Sonuçta en kısa yol en iyi bildiğimiz yoldur he mi canlar? 11 saat sonunda upload % 47'de seyrediyor. Ki hakkını yemiyeyim son bir saatte bir hızlandı, bir nur indi kendisine. Hayır porplem bende mi? Sorun sende değil de bendeyse bilelim. Sanırsın gigabaytlık dosya salıyorum ortama. Toplamda 56,9 mblık bir rar dosyasını tamamiyle hayrına yüklemeye çalışıyorum. Aslında çaktırmadan repsel ortamlara girmişim anacım. Courtney Love taklidi yapamadıkları zamanlarda kedi taklidi yapmaya and içmiş kızlarla albüm linki alışverişinde bulunmaya başlamışım meğer. Ondan bişey istiyosun "on it!" diyor böyle bir adanmışlık taşıyan görev bilinciyle hop maksimum 30 dakka sonra albüm böyle link şeklinde servikse hazır. Ben 11 saatte %50ye ulaşamamış bir insanım. Hayatıma dair bir meşaz mı lan bu yoksa? Merkür geri gidiyosa bu kadar da gitmiyordur artık canım. Yani adam spesifik olarak benim uploadumla ilgilenmiyordur yani. Gerçi tek arızası bu olacaksa buna da şükür abilerim ablalarım. Tabii bir yandan da tek arızası bu olmuyor aslında ben bizzat kefilim. Ya tuzu kuru, kolay bir hayat istiyorum ben artık ya. Bir de hazır konu uplottan çıkmışken ve gene arkamızdaki işhanının arka tarafından ve yandaki apartmanların 90 derecelik izbe avlusundan da bahsetmek istiyorum çünkü itin teki inatla nokyasını açmıyor. O nokya dandik gibi benim beynimin içine çalıyor deminden beri ama açmıyor. Valla elim uzansa ben açıcam. Dün öğlendi galiba bir sünnet mi vardı yoksa biri össden mi çıkmıştı nedir bilemedim ama feci bir ilyas düğün salonu ortamı oluştu burada. Zurna, davul, halay bişey, bıyıklı olduğu kesin olan bir takım adamların o bırıklarını mirkofona süttüre süttüre çıkardıkları manasız sesler. O saatten bu yana sanırım dengem ve zaman mefhumun yok oldu. İşin garibi görünürde hiçbir şey yok. Cevahir otel ve adres istanbul çok moderin bir görüntü sergiliyorlar. Sesler yerin altından mı geliyor be? Aile halüsinasyonuna mı maruz kalıyoruz lan biz? Sabah odaya bir girdim soğan kokuyor gene. Şu işhanına hayrına sodekso dağıtılsın yahu. Yemekhane yasaklansın. Türk yemeğinde soğan tabu haline getirilsin. Türkler soğana taptıkları için ona kıyamasınlar. Apartmanın ön yüzü gayet güleryüzlü moderin şişli, sıracevizler bıdı bıdı arkası feriköy, atölye oldukça tüm havalandırma benim odamın aşağısında. Böyle bir durumu hiç protesto etmeden direkt sikesim geliyor yahu. Bir de bir peta bir panter emel durumu ihbar etmek istiyorum ben ama psikiyatristler felan duymasın bunu. Şimdi önce bir takım köpek havlamaları geliyor. Havalama çoğalıyor, sinir zorlayıcı hale geliyor. Köpek bu esnada kişilik değiştirip kaniş mi oluyor? Ortada bir sivas kangal bir de kaniş mi var bilemiyorum ama sonra bir "hoyt!" diyen erkek sesi geliyor, köpek susuyor. Ama sanki kaydedilip balkonun altına yerleştirilmiş gibi inci gibi. (Nokya gene başladı.) Geçen gene balkona çıktım ulan köpeğin canına kastediyorlar diye. Yok abi sağ taraf cevahir falan, sol taraf apartman gecekondu avlusu. Bir numara yok. Truman show turneye mi çıktı lan? Görünürde olmayan ailelerin muhabbetleri, görünmez piçlerin koşup bağırışları var. İşhanında yapılan anonslar mükemmel oluyor. "Tülay Hanım lütfen şurayı arayınız." Alıştım artık. Tülay Hanım, Serhat Bey hapisine "efendim canım?" diye karşılık veriyorum ben. Bir de ana haber bültenlerine böyle karşılık vermek zevkli oluyor. "Sevgili seyirciler..." "Ha canım" Of bu şişli çok acayip bir yer ya. Eskiden dutluksa bilemeyecem de bilmiyorum öf yorgunum. Şimdi geçen termosifonun kazanı delindiği için şıp şıp su akan banyomuza yeni termosifon ve onu takacak adamlar gelecek. 2de burda olacaklarmış. Herhalde 4te yola çıkarlar. Ben aslında kısa bir upload yazıp gidicektim.
previous - next
older entries
|
|