|

All right look,
there's only one
return,
okay, and it ain't
"of the King,"
it's "of the Jedi."

Fires Of Eye.
|
May 16, 2007 - 21:08
Hayat çok acayip bir şey canlar. Zaten siz de şu ana kadar farketmişsinizdir. Acayip domestik arkadaşlarım var mesela. Kendileriyle vakit geçirmekten inanılmaz bir keyif alıyorum. Adını vermek istemeyen İzmir'den bağlanan bir okuyucumuz diyor ki "Erinç hanım İstanbul'da babamdan gizli bir şekilde sevgilimle yaşıyorum. Evleneceğiz. Ailem şimdi de evlendikten sonra da sigara içtiğimi bilmeyecek." Başka bir izleyicikimiz 2 senelik ilişkisinden babasının haberi olmadığını söylüyor. Ciddi bir şey olursa söyleyecekmiş. Bayılıyorum. Demek ki mutluluğun ilkesi gizlilik prensibi midir? Kahretsin lan biz açık ve de sümüklü bir aileyiz. Eğlence forza. Mutluluğun formülü çok açık canlar. Bir demokrat solcu, laik ve yeri geldiğinde namazımı kılarım modeli sarışın kadın bir ben bir de bebek. Evet doğurmaya karar verdim canlar. Söylemiş miydim? Şu an doğururum yani. Nasıl eğleniyorum anlatamam. İçim de sıkılıyor tamam. Arada acayip falsolar oluyor mesela satirle sevişip penguen doğuracağıma dair bir takım imalar geldi bugün gene doğurma beyanım üzerine. Yat salağa, sürsünler üstüne yumurtayı. Hava olmuş fırın gibi zaten. Zaten böreğin patitislisi makbuldür gözümde. Ama hamur işi, dandik karbonhidrat almıyoruz bünyeye. Ha kim yedi bugün kafam kadar şizşeyki dersen arka masada bitmek bilmeyen bir Merve muhabbeti vardı. Demek ki Merve yemiş koca şeyi. İçi bayıldı zaten sonra Merve'nin. (Miervie naber? Alamadım bugün tshirtü, medyum memişi. Pazartesi de elektrikler kesikti dükkanda.) Bir de fuel benim nezdimde bir metalika güftesidir. Öyle füyel yemiş gibi deli deli gezemem. Düşün ki bir insan Beşiktaş'tan kalksın Üsküdar'a gitsin oradan üşenmesin Kabataş'tan vücudunu aktararak Taksim'e gitsin. Bir insan kalkıp bana ben dün böyle bir şey yaptım derse ürkerim ben biraz kendisinden açıkçası. Depresiflik genetik. Anksiyete bu neslin sorunu ama. Özle biçem arasındaki benzerliği de bulamadım ben. Erek konuşacakmış birazdan. Süper valla ben Kırlangıç'ı çağıracağım asıl Piramitler'den. O da dahil olacak muhabbete. Aslında ben de sanatı pek yararsız buluyorum. Geh geh geh. Hele ki mesleki deformasyonun tavan yaptığı şu önümüzdeki final haftasında neyleyeyim? Meksika sanatı gümbür gümbür geliyor. Mezarından kalkıp geliyor. Siz daha uyuyun elalem mezarlıkta pikniğe gidiyor! 160 ibresini aşağıya çekmek için verdiğim dev mücadele sürüyor canlarım. %48-52 arasında kimi zaman pek kaygan kimi kimi pek kuru zemindeyim. Ah ama beynim uyumuyor. Senkron problemi yaşıyorum gene. Vücut bayılmış ama beyin akıyor böyle. Kafamın ağrısı ise 7/24e bağladı. Göz iltihabım ya da alerjim coşuyor. İşte o zemin çook kuru çoook. Migrenim de göz kaynaklı olduğu için başlıyor yayılmaya. Buna diş sıkmalarının intikamı olan çeneden yukarıya çıkan bir kütle ağrı eşlik ediyor. Kafam yanıyor. Minyatür gibiyim. Gerçi minyatürler sevimsiz adamlar mini mini böyle ay yüzlü badem gözlü. Ben de eskiden badem gözlüydüm ancak bu ne olduğunu tam çözemediğim kendinden teşhisli iltihap/alerjim yedi beni bitirdi. Bööööle kirıpılti bir insan oldum. Quasimodo'ya versen almaz o dereceyim. Aman zaten adam tutturmuş su diye. Damacana mıyım lan ben? Git kendi suyunu kendin al. Kadın hakkı var dostum burda. Anan kaç yaşına kadar emzirdi ki seni?! Limit 30! Dostum demişken bu arada kullandığım bebeğim, bebek, dostum kelimelerini dahi götünden anlayan arkadaşlar oluyor. Dalga geçiyorum arkadaşım (bu türk usülü aksi laf anlatma arkadaşıydı.) Bu kelimeler amerikan menşeili olduklarından ötürü tamer karadağlı tadından okunsa iyi olur. Tabi okuduğunuzu çok pis anlamıyorsunuz. Hayal kırklığı oldunuz bir çoğunuz benim için. İnsan accık da dışına dışına bakmalı. Apuadışın. Ay yüzlüye gelince ben şimdi dilek dileme alanıma gidiyorum. Yerinizde olsaydım ben de giderdim.
previous - next
older entries
|
|